Bilinçli Farkındalık ve Beslenme

Mindfulness (bilinçli farkındalık), terim olarak son yıllarda çok defa karşıma çıktı, bir kere de derinlemesine nedir ne değildir diye araştırmadım, yeterince ilgimi çekemedi demek ki.

Selin, geçen akşam öyle bir şeyden bahsetti ki bu defa gerçekten ilgimi çekti 🙂 bilinçli farkındalıkla beslenme konusu. Beslenmeden pay biçerek hayatımın diğer alanlarında da ne kadar anda kaldığımı, farkında olup olmadığımı sorguladım bu bilgi ile. Bloğunda bilinçli farkındalık ile ilgili çok güzel yazılar var.

Beslenme ile ilişkisine geçmeden önce kavramın ne olduğuna bakmak lazım, benim anladığım özetle şu: her ne yapıyorsan anda kalarak, farkında olarak, tadını çıkararak yap. Çocuklar gibi.
Bu bilgiyi öğrenmeden önce de yıllardır gözlemlediğim ve emin olduğum bir şey vardı. Ne zaman geçmiş muhasebesi yapmadan ve gelecek planlarında boğulmadan anda kalsam; ,yemek yerken, sevdiklerimle sohbet ederken, kahkaha atarken ya da iş yaparken, kendimi çok huzurlu ve “tatmin” hissederim. Berrak bir zihin, tamamlanmışlık hissi ve huzur. Tabii ki çoğunlukla böyle yaşamıyorum.

Benim anda kalmaya dair sanıyorum en rahatsızlık duyduğum şey “kontrol etme” ihtiyacımı gidermemesi. Ya ben plan yapmadan hayat nasıl devam edebilir? Bu benim anda kalmamı engelleyen en büyük direncimdi. Yalnız birkaç dakika bile durup düşündüğümde içimden şu cümle yankılanıyor, hayat sen plan yaparken başına gelen değil miydi Canel? Bugüne kadar neyi gerçekten kontrol edebildiğini sanıyorsun?
Belki de sadece olması gerekenler oluyordur, elinden geleni yaptıktan sonra bulunduğun ana odaklanmak en iyi plandır belki de.

Kendi içinde ve dışında, bedeninde, kalbinde, aklında, neler olup bittiğini tam olarak fark etmek gerçekten kolay olmayan ancak geliştirilecek bir durum. Üstelik eleştiri ya da yargı olursa yine hoop andan çıkıyorsunuz, yargısız, rekabetsiz, sorgusuz farkındalık.

Peki bu bilinçli farkındalık halinin beslenme ile ilgisi nedir?

Muhtemelen gerçekten dünyanın en büyük pazarlarından biri olan zayıflama ve beslenme pazarı sadece “besinlere” odaklanıyor. Neyi ne kadar yemeli ya da yememelisin. İşin psikolojisi, hissi ya da zihin kontrolü ile çok azı ilgileniyor ki asıl çözüm orada. Çoğumuz günlük yaşam koşturmacasında yiyoruz ama ne yediğimizi bilmiyoruz, onu da koştur koştur yapıyoruz çünkü.

Peki yedikçe ortaya çıkan duygu ve düşüncelere odaklansak nasıl olurdu? Besinlerin renklerine, kokularına, dokularına, tatlarına, sıcaklığına ya da soğukluğuna dikkat etsek, daha yavaş yer miydik?

Duygusal açlığımızı gidermeye çalışırken ya da stresi bertaraf ettiğimizi zannederken yine bilinçli farkındalıkla yesek içsek ihtiyacımızdan fazlasını hala tüketir miydik yoksa çok daha azı bile tatmin olmamıza yeter miydi?

Öneriler diyor ki, kalıcı değişim zaman alır ve küçük değişimler büyüğünü yaratır, ev ödevleri ile başlayın.

Bilinçli farkındalıkla beslenme için adım adım:

  • Her beslenme isteği öncesi vücudun deneyimlerine dikkat et. Gerçekten fiziksel açlık hissediyor musun, hissediyorsan bedenin ne tüketmen gerektiğini söylüyor?
  • Birkaç yudum ya da ısırık aldıktan sonra ortaya çıkan dürtüleri izle: cep telefonunu eline almak mı, televizyon izlemek mi, dergi karıştırmak mı istiyor?
  • Dürtünü ve düşünceni fark edip yemeğe geri dön. Yemeğin ruh halini nasıl etkilediğini ve içindeki duyguların (kaygı, öfke, neşe vb) yemeği nasıl etkilediğini fark et.
  • Tüm duyularını masaya getir, yemek ya da içecek nasıl kokuyor, sıcak mı soğuk mu, tadı nasıl, nasıl bir his bıraktı gibi?
  • Mümkün olduğunca kaynağını bildiğin sağlıklı yiyecekleri tüket, yavaş yavaş tüket ve küçük porsiyonlarda tüket.

Psychology Today makalesinde güzel bir ev ödevi paylaşmış:

  • Bir fincan sıcak çay veya kahvenin ilk birkaç yudumunu dikkatle içmeyi deneyin.
  • Okuyor, tv izliyor ya da telefonla oynarken yemek yiyorsanız, bu aktiviteleri sırayla değiştirmeyi deneyin; önce bir sayfayı okuyun, sonra kitabı ya da telefonu kenara koyun ve birkaç ısırık alın, tatların tadını çıkarın, sonra başka bir sayfa okuyun vb.
  • Her gün aile ya da arkadaşlarla yemek yerken herkesten ilk beş dakika boyunca sessizce yemelerini isteyin ve bilinçli farkındalığa davet edin.
  • Haftada bir öğünü dikkatlice, yalnız ve sessizce yemeyi deneyin. Tüm tatların farkında olarak ve başka bir şey düşünmeden.

Kısa bir yol olduğunu düşünmüyorum. Gerçek davranış değişikliği için istikrarla çabalamak gerektiğini biliyorum ve bugün denemeye başlıyorum.

Az sonra farkındalıkla kahve içmeyi deneyeceğim. 🙂

Bu arada, birada. şöyle mindful beslenme ile ilgili bir video yayınlasa fena mı olur?

Kaynaklar:

https://www.health.harvard.edu/staying-healthy/8-steps-to-mindful-eating
https://www.psychologytoday.com/intl/blog/mindful-eating/200902/mindful-eating
https://www.mindful.org/6-ways-practice-mindful-eating/

 

 

 

 

 

 

canel Yazar:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir